Neler yaptım senden sonra...
Seni hatırlatan tüm şarkılara kulağımı tıkadım...Sezen'i ara ara dinledim , ağlamaklı oldum..Kimse anlamasın diye dinlemedim...
Buralar çok güzel İstanbul'un göbeğinde yaşıyorum. Bazen Beşiktaş' a iniyoruz, bazen Sarıyer'e ya da Bebek'e. Etiler'e komşuyuz :) ...Evim bir ormanın içinde sanki yeşillikler içerisinde,İstanbul'da böyle yaşanası alanlar çok az artık, işyerim ise evime çok yakın..Kocaman 31 katlı bir plaza, ben 30.katta çalışıyorum .."Plaza Kızı"oldun diye dalga geçiyor eşim.
Plaza kızı neymiş diye yazdım şimdi internette, orada bile beni yalnız tasvir etmişler ;
starbakstan kahvesi
ecnebidir türkçesi
yoktur hiçbir kimsesi
ağlar plaza kızı
sabah erken uyanır
güzel güzel boyanır
overtime'a dayanır
çağlar plaza kızı
şişkindir ol gözleri
ağdalıdır sözleri
hep en zorlu işleri
bağlar plaza kızı
fer'dun sen bil haddini
dikme ol gözlerini
sonunda yüreğini
dağlar plaza kızı
(http://sadevederin.blogspot.com.tr)
****
Evimde seni bol bol ağırlamak en büyük hayalimdi bir gün evim olunca.. Bazı hayaller sadece hayal etmek içinmiş ,meğer... İş yerimin balkonundan evimi görüyorum, evimi çok seviyorum... Sen de çok severdin evini...Umarım evinde ,eşinle ve kızınla çok mutlusundur, belki de bir oğlun olmuştur bilmiyorum ki, kimseden haber alamıyorum ...
Beni sorarsan mutluyum, eşimi çok seviyorum , o da beni seviyor, üzmüyor beni..
Eşim ile yaz akşamları Beşiktaş sahiline ,ya da Boğaz'a Ortaköy'e inişlerimizde seninle olan yaz akşamlarımızı hatırlıyorum..
Dün akşam eşimin arkadaşı Fuat'le buluştuk Ortaköy'de. Çok eski arkadaşlıkları, taa çocukluktan... , muhabetleri çok o yüzden.Yatılı okulda beraber kaldıkları için anıları da çok...
Onları izledim, hüzünlendim. Fuat bizde kaldı dün gece mesela. Ben de sende kalırdım bazı geceler ..annemi ne zor ikna ederdim.. Şimdilerde kızıyorum kendime , bu kadar çok annemi dinlemek zorunda mıydım? Niye öyle alıştırmıştım ki?
Onlar içeride sohbet ederken ben yatağıma uzanmış düşüncelere daldım...sen evlenmeden önceki günlerde annenin o arka odasında Brownileri Busi'nin üzerinde ısıtıp iyice akışkan hale gelince elimizi yüzümüzü çikolata yapa yapa afiyetle yiyişimiz geçti gözümün önünden...Market raflarında her Negro görüşümde de sen düşüyorsun aklıma...Ah can dostum burnumda tütüyorsun..Gün geçtikçe alışırım ,daha az düşünürüm diyorum ama gün geçtikçe artıyor özlemim... Bazen yutkunamıyorum, tıkanıyorum , o an nefessizlikten öleceğim sanıyorum..
31 Temmuz 2015 Cuma
Özlemim...
Adı kalbimi dağlayanım...
Candostum...
Her gün resmine bakıp için için ağladığım.. Çoooook ama çok özlediğim...Adın geçince içimi cız ettiren.... Kaynar sular içinde cayır cayır yandığımı hissettiren tek şey...
Sensizlik çok zor ,tahammülü yok...
Bugün eski maillerimize baktım , yazışmalarımızı okudum..Gün içinde yaptığımız geyikleri, dertleşmelerimizi .. Nasıl sevmişiz birbirimizi nasıl mutluluk vermişiz birbirimize... Nasıl özlemişim o günleri...
Belki de anlam veremiyorsun hayatından çıkışıma belki de hak veriyorsun.. Bilemiyorum..Bilmek isterdim...
Bilmiyorum ki belki de adımı sildin ve beni hatırlatacak herşeyden kaçıyorsun ... Lütfen benden nefret etmiyor ol... :(
Bir gün her şey yoluna girse karşına nasıl çıkarım , çıkacak yüzüm yok....Sana yine aynı ızdırabı yaşatmamak için ben hiç bir zaman tekrar hayatına girmeye cesaret edemeyeceğim..Nasipse ölüm kavuşmamız olur, ölüm beni sana affettirirse ...
Bugün okuduğum bir yazışmamızda , Yıl 2012,Aralık ayı...
Canan 'ın hayatımızdan çıkıp gitmesine duyguduğumuz üzüntüden bahsederken sormuşum sana ;
"Herkes bir gün gider mi " diye... sen de demişsin ki ,
"Canan nın gitmesi,herkesin görevini yapıp mekanını terk etmesi, bu işlerin dönüşünün olmaması bana
derince dünya ve ölümü hatırlattı..İliklerime kadar hissettim, Küçük hanım...Heyt! Dünyaya bak........"
Evet dönüşü yokmuş Can dostum.. O günlerde biz bunları böyle konuşurken gerçekten de bilmiyorduk bu kadar imkansız olduğunu.... Meğer gün gelecekmiş adını bile telaffuz edemeyecekmişim...Gün gelecekmiş kapının önünden geçemeyecekmişim...Şehrine geldiğimde sokağa çıkmak istemeyecekmişim...Çıksam da asla etrafıma bakmayacakmışım ki seninle karşılaşmayayım... Karşılaşsak ne yaparım... Sen ne yaparsın..? İki yabancı gibi mi davranırız? Çok üzgünüm Candostum, çok üzgünüm...
Pişman değilim, mutsuz değilim, sakın şimdi böyle olduğunu düşünme...
Ama sensizlik çok zor be Candostum,çok çaresiz hissetmek demek seni düşünmek...
Belki genele bir fotoğraf paylaşırsın da senden haber alır seni görürüm diye her gün adını aratıyorum Google 'dan... Ama sen de sanki benden kaçıyor gibisin.. Hiç bir yerde izine rastlayamıyorum...
------
Ankarada karlı bir günde çekildiğimiz fotolara baktım...
Seni öpüşüm,Sevgiyle birbirimize bakmamız..
"İnan ikizim olsa sevmezdim senin kadar " deyişin geliyor kulağıma....
---
Eşim seninle ilgili özlemimi anlamıyor...Erkekler kızların, kız dostluğunun ne demek olduğunu anlamıyor...Hani senin"kız gücü" diye isimlendirdiğin şey.. Bir erkek bunu anlayamaz ki , ben bile senden ayrılınca anladım sensiz ne kadar güçsüzüm... Artık anlatmıyorum hiç bir şey O'na, başka da kimsem yok zaten Allah'tan başka...Biraz yalnızım senden sonra...Kimseyi yerine koyamıyorum, koymak istemiyorum...İçin için yaşıyorum.. . Bir özlemime , bir de seni her gün rüyamda görmelerime çare bulamıyorum... Rüyamda seni her görüşümde mahçubum, nasıl yüzüne bakarım diye korkuyorum... Gerçeği yaşıyorum...
Ama sen her seferinde sanki hiç bir şey olmamış hiç ayrılmamışız gibi kucaklayıp şaşırtıyorsun beni..
Hiç bir şey sormuyorsun, bahsetmiyorsun olanlardan... Evine gelip kapını çaldığımda kapıyı büyük bir coşku ve sevinçle açan candostum oluyorsun hep, o pırıl pırıl parlayan berrak gözlerinle "Begüm..üm hoşgeldin"diyorsun...
Sonra balkondaki perde rüzgardan dalganıyor, gülüşmeler, sigara dumanı,radyoda hafif bir ezgi, huzurlu bir muhabbet... Bazen de sahil kenarındaki taşa oturmuş "Bana esmeyi anlat'ı mırıldanıyorsun bana...Sanki neden esip gittin der gibi hüzünle bakıyorsun bazen gözlerime...Ama hiç bahsetmiyorsun bu konulardan...
Sonra balkondaki perde rüzgardan dalganıyor, gülüşmeler, sigara dumanı,radyoda hafif bir ezgi, huzurlu bir muhabbet... Bazen de sahil kenarındaki taşa oturmuş "Bana esmeyi anlat'ı mırıldanıyorsun bana...Sanki neden esip gittin der gibi hüzünle bakıyorsun bazen gözlerime...Ama hiç bahsetmiyorsun bu konulardan...
...
Bazı zamanlar artık rüyalarıma girme istiyorum...
Unutayım istiyorum...
Olmuyor...
Candostum seni çok seviyorum, her zaman çok seveceğim...
Benim bir dostum vardı...
Benim bir dostum vardı..
Şimdi O'nu kaybettim...
Belki bir gün yazdıklarım ulaşır diye O'na...
Sözcüklerimi , özlemlerimi, O'na dair hislerimi yazdım buraya...
Bu beni affettirmez ama, belki bir gün yine yollarımız kesişirse..
O gün sözcüklerle anlatamam ki halimi...
Sen anlarsın beni Candostum...
Güzel olan herşey bitiyor muymuş.. Neden ki. Her giden güzel şey yerini daha güzellerine mi bırakacak... hiç bilmiyorum...zaman gösterecek senden daha güzeli ve özeli var mı ..hiç bilmiyorum...kaybetmek nasıl zormuş...canı yanmak...
dost diyebileceğin insan kaç defa çıkar karşına hayatın boyunca... seni senden çok seven , hiç bir menfaat gözetmeyen kendi namına ama senin menfaatini her an düşünen , seni sadece sevdiği için sana yakın olan , riyasız bir sevgiyle en samimi haliyle sana gülümseyen kaç tane yüz bulabilirsin ve kaçı ile dost olma şansın olur ... iyi insan sözcüğünün içini tam olarak dolduran ... ve ilk gördüğün an sevdiğin yakın hissettiğin ...düşün ki .... sonradan öğrendin o da seni uzaktan her gördüğünde aynı hisleri hissetmiş...balkon camından seni izler seninle dostluk kurmak istermiş .. hatta doğarken kaybettiğim ikizim bu olmalı diye geçirmiş içinden ... Allah bu duayı kabul etmiş... birleştirmiş yollarını... sanki daha önceden birbirlerini tanıyor gibi hissetmişler hep... ta ezelden beri....
Dostluğumuzu çocuklarımıza anlatmak isterdim...hele ki böyle dostlukların şimdiden kalmadığından yakınıyor insanlar... bizim çocuklarımız büyünce nasıl bir dünya olacağını düşünürsen...
merakla dinleyecekleri çok güzel hikayelerimiz olabilirdi...
Seni hep korumak , sahiplenmek istedim , can yoldaşım , ilelebet en iyi dostun olmak istedim.. için mi daraldı üzüldün mü elini tutmak , mutluysan kahkahanı paylaşmak... seninle hep gurur duymak.... istedim... çok istedim...
Şimdi O'nu kaybettim...
Belki bir gün yazdıklarım ulaşır diye O'na...
Sözcüklerimi , özlemlerimi, O'na dair hislerimi yazdım buraya...
Bu beni affettirmez ama, belki bir gün yine yollarımız kesişirse..
O gün sözcüklerle anlatamam ki halimi...
Sen anlarsın beni Candostum...
Güzel olan herşey bitiyor muymuş.. Neden ki. Her giden güzel şey yerini daha güzellerine mi bırakacak... hiç bilmiyorum...zaman gösterecek senden daha güzeli ve özeli var mı ..hiç bilmiyorum...kaybetmek nasıl zormuş...canı yanmak...
dost diyebileceğin insan kaç defa çıkar karşına hayatın boyunca... seni senden çok seven , hiç bir menfaat gözetmeyen kendi namına ama senin menfaatini her an düşünen , seni sadece sevdiği için sana yakın olan , riyasız bir sevgiyle en samimi haliyle sana gülümseyen kaç tane yüz bulabilirsin ve kaçı ile dost olma şansın olur ... iyi insan sözcüğünün içini tam olarak dolduran ... ve ilk gördüğün an sevdiğin yakın hissettiğin ...düşün ki .... sonradan öğrendin o da seni uzaktan her gördüğünde aynı hisleri hissetmiş...balkon camından seni izler seninle dostluk kurmak istermiş .. hatta doğarken kaybettiğim ikizim bu olmalı diye geçirmiş içinden ... Allah bu duayı kabul etmiş... birleştirmiş yollarını... sanki daha önceden birbirlerini tanıyor gibi hissetmişler hep... ta ezelden beri....
Dostluğumuzu çocuklarımıza anlatmak isterdim...hele ki böyle dostlukların şimdiden kalmadığından yakınıyor insanlar... bizim çocuklarımız büyünce nasıl bir dünya olacağını düşünürsen...
merakla dinleyecekleri çok güzel hikayelerimiz olabilirdi...
Seni hep korumak , sahiplenmek istedim , can yoldaşım , ilelebet en iyi dostun olmak istedim.. için mi daraldı üzüldün mü elini tutmak , mutluysan kahkahanı paylaşmak... seninle hep gurur duymak.... istedim... çok istedim...
belki bir gün kaldığımız yerden devam ederiz... kim bilir...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


